Bugun...
Reklam


Neşe Koçak'tan Dokunuş/Touch Sergisi

RenArt Sanat Galerisi 7 Mayıs - 11 Haziran 2016 tarihleri arasında H. Neşe Koçak'ın Dokunuş / Touch isimli heykel sergisine ev sahipliği yapıyor.

Neşe Koçak'tan Dokunuş/Touch Sergisi
+ -

 

“Çünkü onlar, sadece sonsuzdan gelip sonsuza gidiyorlardı: varlıklarının ani düşüşü ve yükselişi içinde, gerçek dünyaya, şöyle bir dokunup geçtiler.” Bir yumurtayla başlar dünya sahnesindeki maceramız. Varlığın ilk haliyle. İnsanoğlu, dünyaya fırlatılmadan önce, bir yumurtadan ibarettir. Yumurta; çoğalmanın, büyümenin, var olmanın, kısaca, hayatın sembolü. Kontrol edemediği bir zamanda ve mekânda yeryüzüne gönderilen insanoğlu, artık hayatın çocuğudur. Hayatın oğulları ve kızlarıyız her birimiz. Anne ve babalarımızın değil. Çocuklarımız da bizim çocuklarımız değil. Çünkü her birimizi şekillendiren, hayatın ta kendisi. O, bizi alır, istediği şekilde yoğurur, biçimlendirir. Dilerse eğer büker. Dilerse dimdik ayakta tutar. Kendini, dünya hayatında bulan insanoğlu, bir yandan bir direniş içindeyken, diğer yandan varlığın engin sularına dalar. Hem direniş, hem varoluş, insana özgüdür. İki ritim, birbirini tamamlar. Bu ritim, bu koşturmaca, bu oluş içerisinde hayata, sonlu dünyaya, şöyle bir dokunup geçer insan. Bir an. Belki bir göz açıp kapayıncaya kadar. Çalışmalarda, porselen yumurta formları, hayatı temsil etmektedir. Kullanılan yıpranmış, eskimiş çatal kaşıklar ve diğer metal malzemeler, kadını ve erkeği simgeler. Bir ucuyla, hayata tutunan, küçük bir dokunuşla değip geçen insanları. Heykel sanatçısı olan H.Neşe Koçak, çalışmalarında yaşanmışlığı olan her türlü malzemeyi kullanmayı seviyor. Eskinin ruhu olduğuna inanıyor. Ve bu ruhu resme, seramiğe heykele; eski malzemeler kullanarak aksettirmeyi hedefliyor. Bu düşünceden yola çıkarak gerçekleştirdiği çalışmalarında şimdiye kadar, yanmış fırın kürekleri, kapı ve dolap kapakları gibi ahşap malzemeler, paslanmış kapı kulpları, anahtarlar, kilitler gibi metal malzemeler ve sahaflardan topladığı kitap sayfalarını kullanmayı tercih etti. “Dokunuş” isimli heykel sergisinde ise H. Neşe Koçak, yuvarlak ve dikdörtgen formlardan oluşan heykel çalışmalarını porselen döküm çamuru kullanarak gerçekleştirmiş. 1260 derecede pişirdiği eserler, sırsız bırakılarak, porselenin doğal rengi olan kırık beyaz muhafaza edilmiş. Bu sayede, varlığı temsil eden porselenlerle, hayatın gerçekliği ve doğallık arasındaki bağa vurgu yapılmış. Ayrıca, obvara pişirim tekniği uygulanmış efektli seramikler de beyaz formların arasında dikkat çekiyor. Sanatçı, ana malzeme olan porselenle birlikte, kullanım ömrünü doldurmuş, eskimiş yıpranmış, metal malzemeleri de heykel çalışmalarının parçası haline getirmiş. Ağırlıklı olarak çatal kaşıklara yer vermiş. Metal objeler, eğilip bükülerek, işlevselliğin dışındaki şekilleriyle, adeta bir kimliğe bürünmüş. Kadını ve erkeği sembolize eden kimlikler bunlar. Bazı çalışmalarda, yumurta formlarını ve dikdörtgen formları delip geçen ya da sadece temas eden metaller, bazı çalışmalarda kaideye saplanmış. Mavi, sarı ve kırmızı ile boyanan metaller ise, gizlenmeyi, bulanıklığı, samimiyetsizliği ifade ediyor. 






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI