Bugun...
Reklam
Reklam
Gala heyecanıyla, kucak dolusu sevgiler....


Açelya Akkoyun Fuaye sohbetler
 
 

Her ay sizlerle buluşacağım bu köşeden merhabalar.


   Burada izlediğim filmler hakında kalbimden ve aklımdan geçenleri aktaracağım. Amacım iyi bir sinema kritiği sunmaktan çok, bu filmler hakkında hissetiklerimi sizinle elele tutuşarak paylaşmak olacak. Ve ilk filmimiz: Çok değerli insan, duygu işçisi ve bir anlatım emekçisi olduğunu düşündüğüm yönetmen Çağan Irmak'tan Unutursam Fısılda. Tek kelime ile MUAZZAM. Aslında ben sevgili Çağan'ı başka bir betimleme üstünden anlatmak istiyorum...
 

    Anne yemekleri hep çok güzeldir. Onlar dünyanın en iyi aşçıları olarak hayatımızda yer alır ya da iyi bir şef, hep aynı yemeği aynı standartta iyi yaptığı zaman ustadır ya, iyi bir yemekte hiçbir tat diğerinin önünü kesmez. Örneğin; tuz, sarımsağın lezzetini bastırmaz ve oluşan harmanda iyi tat yakalanır. İşte Çağan Irmak'ın filimleri iyi bir anne, iyi bir aşçı ve sonuç olarak çok lezzetli bir yemek hissi uyandırıyor bende.

   Filmden çıktığımda, Işıl Yücesoy'u düşündüm harikaydı. Hümeyra muhteşemdi. Mehmet Günsür, Farah ve bütün kadro, şefleri ile telepatik bir ritimle muhteşem bir koro oluşturmuştu. Kısacası, size 'Unutursam Fısılda'yı mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.


   İkinci filmimiz: ‘Deliha.’ Günümüzde, erkeklerin çok başarılı olduklarını yadsımadan söylüyorum; hani komedi biraz erkek işidir diye genellenir ya, bu alandaki hanımlar bir elin parmağını geçmez. Mesela, stand-up da birinci ligde göremeyiz onları. Seyircimiz, erkek komedyenimizin söylediği aşağı - yukarı her şeyi daha çabuk kabul eder ve genel kabul gören ahlak kuraları içinde yargılamaz. İşte tam bu noktada sevgili Gupse, önemli bir fark yaratmış, komedi de başarı ipini göğüslemiş görünüyor. İlk filimlerinde ekipce başarılı olmuşlar. Samimiler, hikaye de çok akıcı işlenmiş. Şehir hayatının giderek site - rezidans dünyasına kilitlenir olduğu bu zamanlarda, filmdeki mahalle kokusu da çok iyi geldi doğrusu bana. Bütün ekibi tebrik ederim.


düşündüm, harikaydı. Hümeyra muhteşemdi. Mehmet Günsür, Farah ve bütün kadro, şefleri ile telepatik bir ritimle muhteşem bir koro oluşturmuştu. Kısacası, site-rezidans dünyasına kiilitlenir olduğu bu zamanlarda, filmdeki mahalle kokusu da çok iyi geldi doğrusu. Bütün ekibi tebrik ederim.

   Son film ‘Exodus Gods and Kings.’ Hz.Musa'nın hayatını konu alan bir film. Sinemaya çok gerçekçi aktarılmış. Bilemiyorum, bizler manevi dünyamızın bu kadar gerçekçilikle yüzleşmesine hazır mıyız? Tarihi - dini bir filmde daha mucizelerle bezeli, görsel bir şölen beklerken, gayet sert ve gerçek bir filmle karşılaşıyoruz. Yıllar önce çekilmiş ‘On Emir’ filminde, efsanevi oyuncu Charleston Heston'ın hayat verdiği, Hz.Musa Peygamber karakteri, daha masalsıydı ve daha görkemli mucizelerle iç içe sahneleniyordu.

   ‘Exodus Gods and Kings’ filminde, Cebrail'in Hz. Musa Peygamber'i iyi bir savaşçı ve bir çocuk olarak nitelemesi ve Hz. Musa'nın bildiğimiz ağırbaşlı peygamber kimliği dışında, bağıra - çağıra konuşması, bize öğretilenlerden çok farklı bir resim ortaya koyuyor. Açıkçası filmde gösterilen bir takım tepkiler, Allah sevgisi ve korkusu ile de pek örtüşmüyor. Gösterim öncesinde filmin başrol oyuncusu Christian Bale'in açıklaması, gündeme bomba gibi düşmüştü: "Sanırım Musa Peygamber, şizofren ve barbar biri." Bizler  sadece kendi peygamberine değil bütün peygamberlere saygı göstermeyi esas bilen insanlarız. Bu açıdan fazlasıyla radikal sözler bunlar. Yadırgadığımı söylemeliyim çünkü filmi seyretmeden önce çok sert olacağını düşünmüştüm, seyrettikten sonra fikrim değişmedi. Gerçekten, ya gişe için bu tür açıklamalar yaptılar, ya da Christian Bale doğru oynadığı rolü yalnış yorumladı! Başka bir taraftan baktığımda da o günün şartlarının bu güne göre daha güdüsel, yani daha vahşi ve saldırgan olduğunu görüyorum. Bu da daha farklı bir değerlendirme penceresi açabilir izleyene. Kast çok iyi, oyunculuklar içten ve çok  renkli. Filmin anlattığı dönemden ya da seyrettiğim sinema salonunun ışık sisteminden dolayı oldukça karanlık göründü bana ‘Exodus Gods and King.’ Biraz daha güneş ışığına ihtiyaç vardı diye düşünüyorum. Bence seyredilmesi gereken bir film. Haa, arşivlik film mi diye sorarsanız, bu soruya da cevabım olumlu olacaktır.


Bu aylık bu kadar, bakalım önümüzdeki aya neler paylaşacağız...
Sevgilerimi ve bütün güzel dileklerimi paylaşıyorum,..

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI