Bugun...
Reklam
Reklam
ABD (TeamUSA) vs Türkiye (12 Dev Adam) – Bir Maç’tan Daha Fazlası–FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası - 03.09.2019


Tayfun Kublay Tayfungozunden.com
 
 

ABD (TeamUSA) vs Türkiye (12 Dev Adam) – Bir Maç’tan Daha Fazlası–FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası - 03.09.2019

 

Merhaba;

FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda 4.günü de bitirdik. Anlatılacak çok maç var ama tabi ki önceliğim 12 Dev Adam!!!

 

 

Yahu o nasıl maçtı öyle? O nasıl maç sonuydu? O nasıl uzatmalardı?

Eminim herkes benim gibi maçı soluksuz izlemiş ve ettiği dualarla “Melek” mertebesine erişmiştir.

 

Maçı anlatmadan önce sonuçtan bağımsız oyuncuların hepsinin, teknik ekibinin, yöneticilerin ellerine yüreğine sağlık diyorum. Herkesi alınlarından öpüyorum…

 

 

Yine maçtan bağımsız bu maçı bana “KAPAK” yaptılar…

ABD eski gücünde değil yeneriz, başabaş oynarız diyenlere karşı (Ahmet Bülent Özer…. Kulakların çınlasın!!) ben daha gerçekçi bir tavırla ABD’nin daha takım gibi oynadığını ve daha atletik olduğunu düşünerek maçı 8-10 sayı ile kaybetsek bizim için kazançtır diyordum…

Eeeehhhh, bu da bana kapak olsun!

 

Temkinli başladığımız ve az top kaybı yapmaya çalıştığımız dakikalardan sonra ilk çeyreği (son saniye buzzer’ı ile- Kemba Walker sağolsun) 26-21 geride kapadık.

 

İkinci çeyrekte ABD yüksek tempo ve ribaunt üstünlüğü ile 41-26 ya kadar getirdi maçı. Artık “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” diye düşünürken üst üste 2 tane 3’lük ile maça ve hayata döndük!!!

 

Hatta acemice, dikkatsizce veya enayilikle maalesef 6 serbest atış kaçırdık ama yine de devreyi sadece 5 sayı ile 47-42 yenik kapadık….

 

3. çeyrekte de gitgel’ler yaşadık ama yine de skora tutanabildik. 65-61 ABD önde kapadı bu çeyreği… (İtiraf ediyorum ben bile yavaştan alabiliriz bu maçı demeye işte bu dakikalarda başladım)

 

4. çeyrek ise hepimizin ömründen ömür gittiği ama bir Euroleague Finali havasında geçen bir “10 uzun dakika” idi. Farkı kapadık, sert savunma ile Team USA’yi dağıttık ve skoru eşitledik. En az 3 kere öne geçme fırsatı (2’si Sertaç’ın şutu) yakaladık ama olmadı, olmadı, bir türlü olamadı !!! Son saniye de çoookkkkk uzun süre 4 faul ile oynayan ve yine de oyunda kalabilen Ersan’ın tip’lemesi ile ilk defa öne bile geçtik….

Sonra onların son topunu savunduk zorlama sayılabilecek bir atışa zorladık onları….!! Veee evet kaçırdılar!! Ama (Allah kahhrrrrr……. belaaaaa ki…) yine o ribaundu alamadık ve 4.2 saniye onlar hücumdaydı. Tatum

ile salakça bir atış yaptılar. Ama o şutta adamın perimetrisine girince faul yaptık…. (pooffff)

 

 

Artık buraya kadarmış derken şans yine yüzümüze güldü ve Tatum 3 atıştan ikincisini kaçırınca maç uzatmaya gitti…

 

Sonra artık ruhumu neredeyse teslim ettiğim o uzatma dakikaları başladı. O 5 dakika inanın 500 saat gibi geldi bana…

 

TV karşısında 45 yaşında ben arka alanı, 13 yaşındaki basketbolcu oğlum Doruk ön alanı 12 Dev Adam ile beraber SAVUNDUK….

 

 

 

 

Şaka maka iyi de savunduk haaaa…….

 

 (Bilenler bilir bizim ailede TOTEM’ler hem bir aile hem de taraftarlık geleneğimizdir)

0 uzatma da var ya tam 5 sayı öne fırladık, ammmmannınnn işi bitiriyor muyuz derken 7-0 seri yedik. Hücum faul ile (Ahhh Semih Erden Ahhh) top kaybı yaptık…

Artık buraya kadarmış derken, iyi savunma ile top kaptık, yetmedi, Cedi’nin MJ vari hareketi ile basket faul kazandık. 3 point play yaptık. 1 sayı öne geçtik….

 

 

Sonra Doğuş ile top kaptık ve “Kasti Faul” kazandık yahuuuuu kasti faul…. Boru değil ama ne yaptık 2/0 attık…

 

 

Kenardan topu oyuna soktuk, Cedi ile tekrar faul çizgisine geldik… Hepimizin nabız 1500 olmuşken yine 2/0 attık…

Sonra şanssızlık eseri en iyi faul atıcılarına (Kris Middleton) faul yaptık. O da maalesef 2/2 attı…

2.1 saniye kala iyi bir atış bulayınca maçı 93-92 kaybettik…

Evet kaybettik ama aslında çok şeyler kazandık…

 

  • Hiçbir maçın oynanmadan kazanılmayacağını ya da kaybedilmeyeceğini öğrendik ( Rakip Team USA olsa bile)
  • Taaaaa altyapı oyuncularından başlayarak peynir ekmek yer gibi su içer gibi serbest atış çalışmamız gerektiğini öğrendik (Taaa ki bebelerin elleri yorgunluktan o topu kaldıramayana kadar, o şut mekanizması oturana kadar…
  • Hücum veya savunma fark etmez doğru ribaunt pozisyonu almayı en az set çalışır gibi, şut çalışır gibi sabahlara kadar çalışmamız gerektiğini öğrendik…
  • Ve bence en önemlisi gençlere başta olmak üzere kendimize güvenebilmeyi, takım olabilmeyi ve istersek, inanırsak herseyini başarabileceğimizi öğrendik…

 

Yaşayın, varolun TAKIM….. Büyüksünüz….

 

 

 

Haaa bu arada bu maç artık geride kaldı. 48 saat sonra Çekya maçı var. Karşınızda ABD varmış gibi ya da en büyük rakibiniz varmış gibi, pitbull gibi, buldog gibi saldırın (Tabi Sportmence, aman diyiimmm) ve o maçı KAZANIN!!

 

Hepinize sevgiler

 

Tayfun K.

 

 

 

 

 

 

 

                                                                           





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI